1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Ankara'nın Berlin'e yanıtı ne olacak?

1 Haziran 2016

Alman Federal Meclisi'nin görüşmeye hazırlandığı soykırım tasarısı nedeniyle Ankara-Berlin hattında soğuk rüzgarlar esiyor. Peki soykırım tasarısı onaylanırsa Ankara ne yapacak?

https://p.dw.com/p/1Iy3H
Fotoğraf: picture-alliance/dpa

Ankara, Alman Federal Meclisi’nde 1915 yılında Ermenilerin öldürülmesini soykırım olarak nitelendiren karar tasarısının kabul edilmesi durumunda Berlin'e sert bir tepki vermeye hazırlanıyor. Çalışmalarını tamamlayan Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu’nu soykırım tasarısının onaylanması ihtimaliyle yaşanabilecekler konusunda bilgilendirdi.

Peki soykırım tasarısı onaylanırsa Ankara ne yapacak?

DW Türkçe'nin edindiği bilgilere göre Berlin'deki Türkiye Büyükelçisi istişareler için geri çağırılacak. Almanya’nın Ankara'daki büyükelçisi de Dışişleri Bakanlığı'na davet edilerek Türk hükümetinin tepkisi anlatılacak.

Bugüne kadar soykırım tasarılarını onaylayan ülkelere ekonomik ambargoları da gündeme getiren, ancak bu ambargoları çok da ileri taşımak istemeyen Ankara’nın Almanya’ya da aynı yaklaşımı sergileyip sergileyemeyeceği de merak konusu. Diplomatik kaynaklar bu konuda Almanya’ya daha temkinli yaklaşılabileceğini düşünüyor. Çünkü Almanya, Türkiye’nin en büyük ticari ortağı. Türk ekonomisini zora sokacak uygulamalardan kaçınılıyor.

Ancak siyasi ilişkilerdeki güven ve hayal kırıklığı tüm ilişkileri daha da kırılgan hale getireceğine işaren eden Türk yetkililer, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kanısında.

Ankara, Fransa Meclisi soykırımın inkarını suç sayan tasarıyı onayladığında Paris’le ekonomik ilişkilerini bütünüyle askıya almak yerine sadece Fransa’yı kamu ihalelerinden dışlama yoluna gitmişti. Ancak Türk halkı Fransız mallarını uzun bir süre boykot etmiş, sivil toplum örgütleri bu boykotun uzun sürmesi için etkili protestolar düzenlemişti. Fransa’yı diplomatik ve siyasi açıdan ‘düşman’ gören yaklaşım ise ikili ilişkilerdeki güvensizliğin temelini oluşturuyor.

Dış politikadaki hatalar

Dışişleri Bakanlığı’nda yıllarca Ermeni soykırımı iddiaları üzerinde çalışmalar yapan ve bu konuda aktif politika yürütülmesinden yana olan emekli büyükelçilerden Ünal Çeviköz, soykırım yasa tasarısıyla Türkiye-Almanya ilişkilerinde gelinen noktayı DW Türkçe’ye değerlendirdi.

“Geçen sene ciddi tepki gösterdiğimiz için Almanya parlamentosu tasarıyı askıya almayı tercih etmişti. Ama bu kez Alman hükümeti, parlamento içindeki baskıyı dışarıya itemedi. Bu baskı o kadar yoğun ki Merkel, Türkiye’yi savunamayacak durumda. Sığınmacı anlaşmasıyla iyice Türkiye yanlısı bir imaj sergileyen Merkel büyük zorluklar yaşayacak. Durum onu gösteriyor” diyen Çeviköz’e göre Türkiye de Almanya’yla ilişkilerinde zor bir döneme giriyor.

Çeviköz, “Siyasi ağır mesajların yanı sıra Türkiye, Almanya’yla ekonomik ambargolar üzerinden ilişki çevirebilir mi? Hayır. Yani, ikili ilişkileri rencide eden adımlar atmanın bedeli ağır olur ki; Türk Dışişleri’nin bunu hesapladığını ummak istiyoruz. Sığınmacı anlaşmasına tarafların yaklaşımının nasıl olacağı da ikili ilişkilerin geleceği açısından belirleyici olacak” diyor.

Soykırım iddialarının sadece Almanya değil neredeyse tüm dünya parlamentolarında da hemen her yıl görüşülüp, değerlendirildiğini ancak buna karşın Türkiye’nin aktif politika üretemediğini söyleyen Büyükelçi Çeviköz, “Türkiye nedense hep reaksiyon geliştiriyor. Proaktif politika hiç üretemiyoruz. Ermenistan’la ilişkilerin normalleştirilmesi, Azerbaycan’ın bu konuda ikna edilmesi yıllardır üzerinde çalışılan konular ama bir türlü adımlar atılamıyor. Reaksiyonel politikalarla geldiğimiz durum da, herkes için kırıcı ve üzücüdür” yakınmasında bulunuyor.

“Türkiye tezlerini hukuki olarak anlatamadı”

Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Prof. Mehmet Özcan da soykırım karar tasarısının zamanlamasına dikkat çekiyor. Özcan, "Tam da Merkel’in Türkiye ile sığınmacı pazarlığı yaptığı bir döneme denk getirilmesi insana ister istemez –bu pazarlığa karşı bir hamle mi- sorusunu sorduruyor. Keşke Alman parlamentosu güncel tartışmaların dışında daha sakin bir dönemde soykırım konusunu değerlendirebilseydi” diyor.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un “Türkiye-Almanya ilişkisi müttefikliğin de ötesinde sosyolojik bir ilişki” açıklamasını hatırlatan Özcan, Almanya’da yaklaşık 5 milyon Türk vatandaşının yaşadığına dikkat çekti. “Soykırım karar tasarısı onaylanırsa hem Almanya’da hem de Türkiye’de insanlar sokağa dökülecek. Yok Hitler’den konuşulacak yok Almanya’nın ayrımcı politikaları gündeme gelecek. Ortalık gürültüden geçilmeyecek” diyen Özcan, “Eğer bu karar, sığınmacı anlaşmasına da yansırsa ve anlaşmayı da tamamen patlatırsa Türkiye ve Almanya için bedeli ağır olur. Hükümetlerin çok temkinli hareket etmesinde fayda var” değerlendirmesini yaptı.

Ermeni soykırımı iddialarının hukuki düzeyde daha çok konuşulup, tartışılmasını isteyen Özcan’a göre Türkiye’nin bu anlamda ciddi eksikleri var. “Türkiye tezlerini hukuki olarak yeterince anlatamadı” diyen Özcan, diasporanın Ermeni kimliğini ayakta tutan soykırım iddialarının hukuki düzeyde daha çok analiz edilmesi, uluslararası gündemde daha çok konuşulması için Türk hükümetinin daha aktif politika yürütmesi gerektiğini söylüyor.

Özcan, “Alman parlamentosunun soykırım karar tasarısını onaylaması dünyanın sonu olmayacaktır ancak iki ülke ilişkilerini rencide edebilecek her türlü girişimin de ilk adımı olacaktır. Kaybeden hem Almanya hem de Türkiye olacaktır” yorumunu yapıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara